Tim Duncan & SAS Hanedanlığı

tanerkandemir
Kawhi Leonard - Tony Parker - Tim Duncan - Manu Ginobili

Kawhi Leonard – Tony Parker – Tim Duncan – Manu Ginobili

Tarihi maçlar, mükemmel takımlar, efsane oyuncular. Bunların bir kısmına şahit olsam da, bu yazının konusu, yaşayan efsane Tim Duncan hakkında..

  • Tarihi Üçlük

İlk izlediğim maç, 26 Mayıs 2002 tarihli –tüm zamanların en iyi son saniye üçlüklerinden teki olarak gösterilen– Los Angeles Lakers-Sacramento Kings maçıdır. Hidayet’ten dolayı Kings’i desteklemiştim doğal olarak. Seride 2-1 öndeydi Sacramento. Alınacak 1 galibiyet, NBA Şampiyonluğuna gidecek yolu açacaktı. Diğer yanda, son 2 yılın şampiyonu Lakers vardı. Sacramento müthiş başladı. Hatırlıyorum, ilk çeyrek sonucu 40-20 idi. Fark gittikçe açıldı. 2. yarı ise ibre tersine döndü ve son 10 saniyeye 99-97 önde girebildi Kings. Top ise Lakers’da idi. Lakers’ın son yıllardaki en önemli oyuncularından Kobe son şutu denedi, olmadı. Shaq’a gelen top, yine girmedi. Takımın en önemli 2 oyuncusu şutu sokamamıştı ama top uzaklaşamamıştı ve 3 sayı çizgisinin gerisindeki Robert Horry’ye (Sonrasında Spurs ile de 2 şampiyonluk kazandı) geldi. Her zamanki gibi en kritik top yine bir türlü Horry’yi bulmuştu. Sonrası, filmlerdeki gibi. Şut atılır, top havada iken zaman biter, basket olur, maç kazanılır ve şampiyonluk gelir. Kings? Efsane kadrosu, o maçtan sonra toparlanamadı ve büyük çöküşe geçtiler..

Robert Horry vs. Sacramento Kings

Robert Horry vs. Sacramento Kings

  • İkiz Kuleler

Liseye başlamam ile birlikte NBA’e olan ilgim tavan yaptı. İlk izlediğim finaller, 2003 yılında idi. Doğudan finale yükselen Nets’in karşısında, batıdan San Antonio Spurs vardı. 6. maçta Spurs maçı kazanıp şampiyon olurken, skor belki normaldi ama oynanan oyun ve istatistikler inanılmazdı. İkiz Kuleler ile bu seride tanışmıştım. David Robinson ve Tim Duncan, pota altında Kenyon Martin’i basketboldan soğuttular. Bu ikili 37 ribuand alırken, New Jersey takım halinde sadece 35 ribuand alabilmişti. İstatistikten girdik, devam edelim oradan. Tim Duncan maçı 21 sayı, 20 ribaund, 10 asist, 8 blok ile tamamlamıştı. Bir final maçında triple-double yaparken, quadruple-double’a sadece 2 blok uzakta kalmıştı. Quadruple-double demişken, NBA tarihinde yapabilen sadece 4 oyuncu var ki bunu son yapabilen 1994 yılında ikiz kulenin diğer tarafı, ‘Amiral’ David Robinson. Ve Tim Duncan bunu yapmaya bu kadar yaklaştığında sıradan bir maçta değil, NBA Finalleri’nde idi. Şaka gibi, değil mi?

Tim Duncan & David Robinson

Tim Duncan & David Robinson

  • Tim Duncan ve Spurs Hayranlığı

Tim Duncan’ın mütevazi kişiliği, her zaman sakin ve serinkanlı yapısı, oyundan başka bir şeye odaklanmaması, profosyonelliği gibi bir çok karakteristik özelliği, beni o günlerde etkilemişti ve uzun yıllar hatırlayabileceğim bir oyuncu olarak hafızama kazınmıştı. Benzer özelliklerin, takımın geneline yansıdığını görünce, kendimi Spurs taraftarı olarak buluverdim.

  • Amiral Sonrası

2003’de gelen şampiyonluk, Amiral’ın son maçı olmuştu ama hanedanlık ayakta idi. Manu Ginobili ve Tony Parker, Tim Duncan’a eşlik ederek, Big-Three’yi kurdular ve 2005 ile 2007’de 2 şampiyonluk daha geldi. Bundan sonrası ise, bana göre ders niteliğinde bir süreç oldu. 2007’deki şampiyonluktan sonra, Big-Three artık 30’lara gelmiş, NBA’e Lebron, Wade gibi süper yıldızlar katılmış, artık onların devri başlamıştı. San Antonio’nun tekrar bu seviyelerde oynaması zor idi. Gerçekten de bir süre böyle oldu. 2011’e kadar takım gerileme dönemine girdi. Sonrasında ise, belki de tüm zamanların en iyi koçlarından Gregg Popovich devreye girdi ve takımı bambaşka bir havaya soktu. Takımın çekirdeğindeki 3 oyuncuyu değiştirmedi. Yaşlanan bu 3 oyuncuya daha fazla yardım etmeleri için tam bir takım oyunu yarattı ve tüm oyuncularından maksimum verim almaya başladı. Bambaşka bir Spurs çıktı ortaya. Defans yönü zaten iyi olan takım, NBA’in en kompakt hücum ekibi oluverdi.

San Antonio Spurs Hanedanlığı

San Antonio Spurs Hanedanlığı

  • Dönüşüm: 2011 ve Sonrası

2012’de konferans finalinde elendi takım. Son 3 yıl göz önünde bulundurulursa, gelinen seviye oldukça tatmin edici idi. 2013’de ise finallerde Miami karşısında idik. Miami’de oynanan 6. maça 3-2 önde geldik. Maçın son 22 saniyesinde 5 sayı önde iken, iki mucize üçlük ile maçı kaybettik. Son maçta yine son topa kadar getirdiğimiz maçı kazanamadık ve ilk defa finallerden eli boş döndük.

  • 2013-2014 Sezonu
2013-2014 Sezonu NBA Şampiyonu

2013-2014 Sezonu NBA Şampiyonu

Sezona, önceki sezondan kalan hesabı kapatmak amacı ile başlayan takım, yıl içerisinde sürekli finalleri işaret etti ve finallerde yine Miami ile karşılaştı. Bu sefer daha temkinli olan Spurs, hiç bir maçı son topa bırakmadan, tabir yerinde ise eze eze, Lebron’lu, Wade’li, Bosh’lı, son 2 yılın şampiyonu Miami Heat’i 4-1 ile geçerek, tarihindeki 5. şampiyonluğu elde etti. Takım, oynadığı oyun ile Miami’ye adeta ders verdi. Egosu tavan yapmış Lebron dahi, Spurs’ü övmekten kendini geri alamadı.

2014 NBA Şampiyonu

2014 NBA Şampiyonu

  • MVP: Kawhi Leonard

Spurs, bu oyunu en iyi oynayan takımdı. Hiç bir oyuncu çok fazla sivrilmeden, takım ahengini bozmadan, izleyenlere son derece keyifli dakikalar yaşattı. Takım içinde top paylaşımı, her maç farklı bir oyuncunun sahne alabilmesi vs.. derken, finaller için tam 5 tane MVP adayına sahipti. Daha önce 3 defa Duncan, 1 defa Parker almıştı bu ödülü. Şimdi sıra, takımın Big-Three’den sonraki en önemli oyuncusu, 22 yaşındaki Kawhi Leonard’da idi. 6 yıl önce babasını kaybeden Leonard, babalar gününde en anlamlı ödüllerden birine sahip oldu. Hem de 22 yaşında. Bundan daha iyi bir kariyer başlangıcı olamazdı herhalde.

MVP Kawhi Leonard

MVP Kawhi Leonard

  • Popovich Etkisi

Spurs’un bu duruma gelmesindeki en önemli etki, şüphesiz ki koç Gregg Popovich. Takımı, elindeki oyunculardan maksimum faydayı alacak şekilde yapılandırırken, kurduğu hücum setleri ile analizcilere bol bol malzeme çıkarttı. Halen Spurs hücumları tam anlamı ile çözülebilmiş değil ve mutlaka her savunmaya bir cevapları mevcut.

Tim Duncan & Gregg Popovich

Tim Duncan & Gregg Popovich

Takımı kendi kişiliğine benzetmeye başladı koç. Onun için istatistiklerin önemi yok. Başarılı olan bir takım ve oyuncular zaten istatistikleri alt üst eder. O sadece oyunun güzelliğine bakıyor. Oyuncuları da..

  • Tüm Zamanların En İyisi: Tim Duncan

Michael Jordan’ı çok az izleyebildim. Onun hakkında yorum yapmak bana düşmez. Ancak Tim Duncan son 15 senelik dilimdeki kesinlikle en iyi oyuncu. Bir çok otorite, tüm zamanların en iyi 4 numarası olarak onu gösteriyor. NBA’e adımını attığı 1997 yılından sonraki 17 sene içerisinde, takımını daima en üst seviyede tuttu. Bence en büyük başarı kıstası da budur. Müthiş bir istikrar. Bu 17 senenin en az 12’inde takım şampiyonluk adayı idi. Diğer büyük yıldızların takımlarında olmayan eksiklik bu. Belki şampiyon oldular, ancak şampiyon olmak kadar, şampiyon kalmak da önemlidir ve bunu başarmak büyük oyuncuların işi. Amerikalılar, istatistik ile oyuncu değerlendirmeyi çok severler. Tim Duncan’ın istatistiklerini, rekorlarını yazmaya kalksam, bu yazı 2-3 katına çıkar. Ben oyunu ile değerlendirme taraftarıyım ve Duncan’ın oyunu gerçekten kusursuza yakın. Yaşı mı? Bazı oyuncular şarap gibi..

Tim Duncan 5. Şampiyonluk

Tim Duncan 5. Şampiyonluk

Yazının en başında da dediğim gibi, NBA konusunda gerçekten şanslıyım.

Efsane bir üçlüğün olduğu maç ile NBA’deki ilk maçımı izledim.
Amiral-Duncan ikiz kulesinin pota altını kararttığı, istatistikler ile dalga geçtikleri final maçını izledim.
En önemlisi de, tek bir maçta değil, neredeyse tüm kariyeri boyunca Tim Duncan gibi bir efsaneyi ve onun etrafında kurulu olan San Antonio Spurs’u izledim. Bunun kıymetini sanırım ileride daha iyi anlayacağım..


2 Cevap “Tim Duncan & SAS Hanedanlığı”

  1. sevcan dedi ki:

    Taner eline ve emeğine sağlık…çok hoş bir site olmuş…devamı dilerim

  2. tanerkandemir dedi ki:

    Teşekkür ederim Sevcan. Elimden geldiğince faydalı bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Takip etmen dileğiyle 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Top
Taner Kandemir Kişisel Blog Sayfası | 2017